Miyom Nedir ?

Miyom veya miyomların düzensiz kanamalara neden olması:

Düzensiz kanama nedeniyle yapılan jinekolojik değerlendirmede saptanan miyomların kanama düzensizliğinin nedeni olduğu düşünüldüğünde bu miyomların ameliyatla çıkarılması tercih edilir. Özellikle “submüköz” adı verilen rahim iç tabakasına yakın komşulukta yer alan miyomlar adet kanamasının uzun sürmesi, ara kanama, lekelenme tarzında kanama gibi sorunlara neden olabilirler. “İntramural” adı verilen rahim kası içine gömülü miyomlar ise genellikle adet kanamasının uzun sürmesine neden olurlarken “subseröz” cinste olanlar genellikle kanama bozukluğuna neden olmazlar.

Miyom veya miyomların komşu organlara bası yaparak bu organların işlevlerini olumsuz yönde etkilemesi:

Özellikle büyük miyomlar rahimle yakın komşulukta bulunan idrar yollarının veya bağırsakların işlevlerini olumsuz yönde etkileyebilirler:

İdrar torbasına bası yapan miyomlar sık idrara çıkma, bazen idrar tutamama veya idrar yapamama şikayeti yapabilirler. Çok büyük miyomlar rahimin her iki yanında sağlı sollu seyreden idrar kanallarına bası yaparak böbreklerden idrar torbasına idrar akışını engelleyebilirler. Çok ender görülmesine karşın bu durum böbrek işlevlerinin kalıcı olarak hasar görmesine neden olan ciddi bir durumdur.

Bağırsaklara ve özellikle de kalın bağırsağa bası olması durumunda dışkılama işlevi olumsuz etkilenebilir.

Menapoz Nedir ?

Menopoz nedir?

Menopoz, adet kanamalarının sonlanmasıdır. Adet kanaması ve adet sikluslarının bir yıl süresince olmaması menopoz olarak değerlendirilir. Menopoz terimi, 1812’de Fransız jinekolog Gardanne’nin hayatın değişmesini anlatan bir monografından gelmektedir. Bu monografta Gardanne, Latince ay ve son kelimelerini birleştirerek menopozu oluşturmuştur. Menopoz teknik olarak kadının en son adet kanaması anlamına gelir.

ORTALAMA MENOPOZ YAŞI 51’DİR

Menopoz ne zaman gerçekleşir?

Menopoz genellikle 45-55 yaşları arasından gerçekleşir. Menopozun gerçekleştiği bu 10 yıllık dönem klimakterium olarak adlandırılır. Ortalama menopoz yaşı 51 olmasına rağmen menopoz 35-58 yaşları arasında görülebilir. Menopoz sonrası yıllara yayılan dönem postmenopoz olarak adlandırılır.

Premenopoz nedir?

Premenopoz olarak adlandırılan dönem, 40’lı yaşlarda başlar ve 4-6 yıl devam eder. Bu dönemde adet kanamaları ve siklusları düzensizleşir. Adet siklusları uzar, kanama miktarı ve süresi değişir. Bu dönemde ateş basması, gece terlemesi, uykusuzluk, duygusal değişiklikler ve vajinal kuruluk görülebilir.

ERKEN MENOPOZ KEMİK ERİMESİNİ TETİKLER
Erken menopoz nedir?

Adet kanamalarının 40 yaşından önce kesilmesi erken menopoz olarak adlandırılır. Nadir olarak görülen bu durumda yumurtalıklar fonksiyonunu sürdürmez. Erken menopozda tedavi çok önemlidir, erken menopoz vakalarında kemik erimesi problemi erken yaşlarda başlayarak geriye dönüşü olmayan ciddi kemik zayıflıklarına neden olur. Bu yaşlarda adet kanamalarının kesilmesi (amenore) ani kilo kaybı, aşırı egzersiz, stres, kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da görülebilir. Amenore vakalarında östrojen hormonunun azalmasına bağlı kemik kayıpları görülebileceğinden mutlaka hekime başvurulması gerekir.

Erken menopozun nedenleri nelerdir?

Son zamanlarda yapılan çalışmalar otoimmün bozuklukların erken menopoz vakalarının üçte ikisinden sorumlu olduğunu göstermiştir. Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi kendine ait bazı dokuları yabancı gibi algılayarak kendi dokularına karşı antikor üretir ve bu dokulara zarar verir. Erken menopoz vakalarında yumurtalıklara, endometriuma (rahmin içini döşeyen tabakaya) veya yumurtlamayı düzenleyen üreme hormonlarına karşı antikorlar üretilir. Bu antikorlar üreme organlarına zarar verir ve yumurtalık fonksiyonları bozulur. Otoimmün bozukluğa bağlı erken menopoz vakalarında; tiroid bezinin bozuklukları, diyabet, romatizma gibi diğer otoimmün hastalıklar da görülür.

GEÇ MENOPOZA GİRENLERDE KANSER DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Geç menopoz nedir?

Bir kadın 54 yaşını geçmesine rağmen hala adet kanamaları devam ediyorsa geç menopozdan bahsedilir. Geç menopoz, ailesinde olabilir, bunun yanında şeker hastası olan kadınlarda geç menopoz görülür. Menopoza geç giren kadınlarda, rahim kanseri ve meme kanseri daha sık görülür.

AİLE ETKİLİYOR

Bir kadının annesinin zor bir menopoz dönemi geçirmiş olması kendisinin de aynı sorunu yaşayacağını gösterir mi?

Kalıtım menopozda büyük rol oynar. Annenizin menopoza girme yaşı, size menopoza girme yaşınız hakkında bilgi verebilir. Bununla birlikte sigara, yaşam tarzı, vücut yapısı ve stres gibi faktörler de menopoza girme yaşını ve zorluğunu etkiler.

Hamilelik Testi Nedir ?

Kanda ve idrarda yapılan gebelik (hamilelik) testleri

Gebelik rahim içinde (dış gebelik durumunda tüplerde ya da karın boşluğu gibi bir yerde) yerleştiği andan itibaren trofoblast hücreleri tarafından HCG (Human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormon salgılanmaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda eser miktarda bulunan bu hormonun arttığının çeşitli testlerle gösterilmesi (HCG salgılayan tümörlerin olduğu çok ender durumlar hariç) vücutta bir gebelik olduğunun kesin kanıtıdır.

Kandaki ve idrardaki HCG seviyesinin bu hormona yapısal olarak çok benzeyen luteinizan hormon (LH) adlı yumurtlamadan sorumlu hormon ile karışmasını önlemek için HCG hormonunun beta fraksiyonu yani ß-HCG ölçümü yapılır.

İdrar testleri:

Kanda ß-HCG belli bir eşik seviyesine ulaştığında idrara çıkmaya başlar ve gebeliğin ilerlemesiyle idrardaki seviye artar. İdrarla yapılan gebelik testlerinin esası bu ß-HCG’nin varlığının ya da yokluğunun saptanmasına dayanır. Çeşitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına bağlıdır. Hassas bir test idrarda gebeliğin en erken dönemlerindeki düşük seviyedeki ß-HCG’yi tanıyabilirken, hassas olmayan testler gebelik biraz daha ilerleyip idrardaki seviye yükseldiğinde, yani daha geç bir dönemde gebeliği tanıyabilirler. İdrar testlerinde “gebelik müspet” sonucu alındığında hata oranı oldukça düşüktür. Ancak “gebelik menfi” sonucu veren testin bir süre sonra tekrarlanması uygundur.

Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliği üretici firma tarafından her ne kadar %99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 10 günden daha az olduğu durumlarda hata oranının %50’lerde olabileceğini göstermektedir (“Hata” genellikle testin hassasiyetinin düşük olması nedeniyle varolan bir gebeliği saptayamaması şeklinde olmaktadır. Ancak tam tersi de mümkündür).

Laboratuvarda uygulanan idrarda gebelik testleri ise adet gecikmesinin beşinci gününden itibaren güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler daha düşük hormon seviyelerini tanıyabilen ve bu yüzden de hazır test kitlerine göre daha hassas olan testlerdir.

Kan testi (beta HCG):

İdrar testleri ß-HCG’nin varlığını ya da yokluğunu saptayabilirken kan testleri ß-HCG’nin kandaki seviyesini saptarlar. Böylece hormon salgısının başladığı en erken dönemlerde, henüz adet gecikmesi bile olmadan kanda ß-HCG seviyesi saptanarak gebeliğin tanısı konabilir, ya da gebelik oluşmadığı yönünde kesin karar verilebilir.

Kanda ß-HCG testi gebelik testi olarak kullanılmasının yanında dış gebelik, mol gebeliği, düşük gibi durumların tanısında da kullanılan oldukça değerli bir tanı aracıdır.